Maliyet ve Kârlılık Uygulama Rehberi

Faaliyet tabanlı maliyetleme: üretim şirketleri için uygulama

Faaliyet tabanlı maliyetlemenin adımları, geleneksel dağıtımla karşılaştırmalı varsayımsal örnek, ne zaman değer kattığı ve uygulamada dikkat edilecekler.

  • Üretim
  • Faaliyet tabanlı maliyetleme (FTM), genel giderleri ürünlere tek bir hacim anahtarıyla (işçilik saati, makine saati gibi) değil, giderleri gerçekte doğuran faaliyetler üzerinden dağıtır.
  • Ürün çeşitliliği yüksek, küçük partili veya özel siparişli üretimde geleneksel dağıtım, yüksek hacimli standart ürünlere fazla, düşük hacimli karmaşık ürünlere az gider yükleme eğilimindedir.
  • FTM bir yönetim analizidir; fiyat, ürün gamı ve süreç iyileştirme kararlarına girdi sağlar. Yasal raporlamada stok maliyetine dahil edilebilecek giderler standartla sınırlıdır; FTM ise stoka girmeyen giderleri de analiz edebilir.

Bir üretim şirketinde genel giderler, örneğin makine hazırlık süreleri, kalite kontrol, satın alma ve planlama, tek bir anahtarla ürünlere dağıtılabilir. Bu anahtar üretim hacmiyle ilişkili bir ölçü olabilir. Ancak bazı genel giderler hacimle değil, işlemin sayısıyla veya karmaşıklığıyla oluşur. Küçük partilerle üretilen bir ürün, toplam hacmi düşük olsa da çok sayıda makine hazırlığı ve kalite kontrolü gerektirir. Faaliyet tabanlı maliyetleme bu ilişkiyi görünür kılar.

Temel adımlar

  1. Faaliyetleri belirlemek: Genel giderleri doğuran başlıca işler. Örneğin makine hazırlığı, kalite kontrol, satın alma siparişi, sevkiyat hazırlığı.
  2. Gider havuzları oluşturmak: Her faaliyete ait giderlerin toplanması (personel, malzeme, amortisman payı).
  3. Maliyet etkenini seçmek: Faaliyetin hacmini ölçen gösterge. Örneğin hazırlık sayısı, kontrol sayısı, sipariş sayısı.
  4. Faaliyet oranını hesaplamak: Havuz tutarı ÷ toplam etken sayısı.
  5. Ürünlere yüklemek: Her ürünün kullandığı etken sayısı × faaliyet oranı.

Varsayımsal örnek

Varsayımsal örnek — gerçek bir şirkete ait değildir.

Bir şirketin dönemlik genel gideri 200.000 TL’dir ve iki ürünü vardır: yüksek hacimli standart ürün S ve düşük hacimli özel ürün Ö.

BilgiÜrün SÜrün ÖToplam
Üretim adedi10.0001.00011.000
Direkt işçilik saati8.0002.00010.000
Makine hazırlık sayısı105060
Kalite kontrol sayısı100300400
Varsayımsal örnek: ürün bilgileri.

Geleneksel dağıtım (işçilik saati): 200.000 ÷ 10.000 saat = 20 TL/saat. S’ye 8.000 × 20 = 160.000 TL (birim başına 16 TL), Ö’ye 2.000 × 20 = 40.000 TL (birim başına 40 TL).

Faaliyet tabanlı dağıtım: Genel giderin 120.000 TL’si makine hazırlığından, 80.000 TL’si kalite kontrolden oluşuyor olsun.

FaaliyetHavuz (TL)EtkenOranÜrün SÜrün Ö
Makine hazırlığı120.00060 hazırlık2.000 TL/hazırlık10 × 2.000 = 20.00050 × 2.000 = 100.000
Kalite kontrol80.000400 kontrol200 TL/kontrol100 × 200 = 20.000300 × 200 = 60.000
Toplam200.00040.000160.000
Birim başına4 TL160 TL
Varsayımsal örnek: faaliyet tabanlı dağıtım.

Toplam genel gider iki yöntemde de 200.000 TL’dir; değişen yalnızca dağılımdır. Geleneksel yöntem Ö ürününe birim başına 40 TL yüklerken FTM 160 TL yükler. Ö’nün fiyatı geleneksel maliyete göre belirlenmişse, ürün göründüğünden daha az kârlıdır veya zarar ediyor olabilir. S ürünü ise fazla maliyet yüklendiği için piyasada gereğinden pahalı fiyatlanıyor olabilir.

Ne zaman değer katar?

  • Ürün veya müşteri çeşitliliği yüksekse,
  • parti büyüklükleri ve sipariş karmaşıklığı ürünler arasında çok farklıysa,
  • genel giderlerin toplam maliyet içindeki payı büyükse,
  • fiyatlama veya ürün gamı kararları tartışmalıysa.

Tek tip ürün üreten veya genel gider payı küçük olan işletmelerde, kurulum emeğine değecek bir fark çıkmayabilir.

Uygulamada dikkat edilecekler

  • Az sayıda faaliyetle başlamak: Toplam genel giderin büyük bölümünü açıklayan birkaç faaliyet yeterli olabilir. Çok sayıda faaliyet, verinin sürdürülmesini zorlaştırır.
  • Etken verisinin güvenilirliği: Hazırlık veya kontrol sayıları kayıt altında değilse önce veri toplama düzeni kurulmalıdır.
  • Atıl kapasite: Faaliyet oranı, kapasitenin tamamı kullanılıyormuş gibi hesaplanırsa kullanılmayan kapasitenin maliyeti ürünlere yüklenir. Bu konu için atıl kapasite maliyeti yazısına bakılabilir.
  • Yasal raporlama ile ilişki: TFRS uygulayan işletmelerde TMS 2, genel üretim giderlerinin dönüştürme maliyetlerine sistematik olarak dağıtılmasını (p.12) ve sabit genel üretim giderlerinde normal kapasite esasını (p.13) öngörür; satış maliyetleri gibi bazı giderler stok maliyetine girmez (p.16). Faaliyet bazlı anahtarlar bu sınırlar içinde kullanılabilir. BOBİ FRS uygulayan işletmelerde stoklar standardın 6. bölümüne göre muhasebeleştirilir.

Sık yapılan hatalar

  • FTM’yi muhasebe projesi olarak görmek: Amaç karar desteğidir; satış ve üretim ekibi sürece katılmalıdır.
  • Sonucu tek seferlik çalışma olarak bırakmak: Etken oranları en azından yıllık güncellenmelidir.
  • Bütün sabit giderleri ürünlere yüklemek: Ürünle ilgisi olmayan kurumsal giderler ürün kararlarını bozabilir.

Yönetim açısından çıkarım

Faaliyet tabanlı maliyetleme, “hangi ürün gerçekten para kazandırıyor?” sorusuna daha gerçekçi bir cevap verir. En büyük değeri, karmaşıklığın maliyetini görünür kılmasıdır: küçük partiler, özel siparişler ve sık değişiklikler. Bu bilgi fiyatlama, minimum sipariş miktarı ve ürün gamı kararlarında doğrudan kullanılabilir. Ürün bazlı kârlılık analizine geçiş için ürün bazlı kârlılık yazısına bakılabilir.

Örnekteki faaliyetler ve etkenler gösterim amaçlıdır; her işletme kendi gider yapısına göre seçmelidir. Yöntem: Bu yazı mesleki analizdir; standart atıfları TMS 2 ve BOBİ FRS ile sınırlıdır.

Kaynakların kontrol tarihi: